İnsanın yaratıldığı günden itibaren hayatımızın merkezine yerleşti aşk.İlk aşk en büyük ceza ile başladı. İlk aşk ilk günahı işletti, tek yasağı deldirtti insanoğluna ve insanoğlu ile birlikte aşk dünyaya geldi.
Nedir bu aşk dedikleri ve neden bu kadar tesiri kuvvetli …

Her istediğine sahip olduğu halde elindeki her şeyi ondan geri alabilecek tek yasağı deldirten gücün kaynağı nedir peki ?
Aşkı bulduğunda insana kendini unutturan , benzersiz bir heyecanla kalbini kaplayan , dağları deldirten , çölleri aştıran , uğruna canlar bağışlanan bu aşkın kaynağı nedir peki?

Psikolojik açıdan bakıldığında insanın tüm beyinsel kapasitesini , psikolojik donanımlarını ve sosyal paylaşımlarını içeren bir eylem aşk . Aşık olan kişi öğrenmeye daha açıktır, çalışmaktan keyif alır , daha coşkuludur. Aşk agresifliği azaltır,kişi daha hoşgörülüdür.Aşık olan kişi pozitif ve uyumludur, yıkıcı olmaz , duygusaldır.
Aşk vücuttaki mutluluk hormonlarını arttırır, beyindeki kimyasal işleyişi canlandırır, hızlandırır. Aşk zihnimizi açar .Adeta hormonlarımızı canlandırır aşk hali .Aşık olan beyin daha üretken ve sağlıklıdır. Aşk beyin işlevlerini hızlandırır, vücut direncini arttırır .
Aşk kişinin tüm psikolojisini etkiler , insanın gülüşü,oturuşu , konuşması , ses rengi değişmeye başlar…

Aşık olduğunu sanan ahmak ! Sana sesleniyorum …
Aşk tercih edilebilen olsaydı karşılıklı olanından isterdik sanıyorum . Ama aşk karşılıksız ve beklentisiz sevme durumudur. Gerçekten aşık olan kişi karşılık beklemek için sevmez , sadece aşık olmuştur. Aşk sevdiğinin özgürlüğüdür. Ben yaptım sen de yap , ben sevdim sen de sev, ben oldum sende ol değildir aşk . Aşk koşulsuz sevgidir. Aşk fedakarlıktır. O yüzden sana sesleniyorum kalbi her hızlı attığında aşık olduğunu sanan aciz … Aşkı bu kadar hafife alma , duygu yoğunluğu yaşaman aşık olduğun anlamına gelmez . Aşk sana bedenin , zihnin ve kalbinle en iyiye , en güzele ulaşabilmenin yolunu açan kutsal bir duygudur. Aşk düşündüğün gibi cinsel dürtülerin seni kontrol altına alması değildir. Bu yüzdendir ki sakın aşkın adını kirletmeye kalkma sahte duygularınla …
Aşk dağları deler , aşk en güzel şiiri yazandır, aşk amanın gözüdür , aşk aklımın dümenidir , sebepsiz ağlamamdır yorgan altında ….Aşk yüreğimdeki dinmeyen fırtınadır , gülüşündeki saklı cennettir.
Aşk sabırdır, fedakarlıktır .Aşk taşa yastık diye baş koymaktır. Aşk yeryüzünde yaşadığın cennettir. Aşk kendini bulmaktır. Aşk hiçtir. Hiç, olmadıysan ,aşık olmamışsındır …
İnsanoğluna şah damarı kadar yakın olan bu aşk , olmazları nasıl oldurtuyor, yeryüzünde her şey anlamını yitirirken bir kalp neden tek bir aşk için atmaya başlıyor. Gerçek aşkın gücü nereden geliyor ?

ÖLÜMSÜZLÜK İKSİRİ – AŞK
İlk ölüm aşk ile geldi dünyaya ve ölümsüzlük iksiri yine aşkın içine gizlendi …
Yüzyıllardır insanlığın hayallerini süsleyen , filmlere konu olan , üzerinde bin bir çalışmalar yapılan ölümsüzlük iksiri aşkın içine gizlendi …Neydi peki aşkı bu kadar değerli kılan ?
Yaratana olan sevginin kula tecellisidir AŞK …
Gerçek aşk insan ruhunun yaratana karşı özlemidir.

SEV de GEL Evladım SEV de GEL
Bir gün bir genç, Mevlananın kapısına gelip ;
_”beni müridliğe kabul buyurun efendim” diyerek niyazda bulunur…
Mevlana gence bakar ve
_”hiç aşık oldunuz mu evladım?” diye sual eyler.

Genç şaşkın bir halde ne diyeceğini bilemez.
Mevlana, müridliğe kabul edilmesi için önce bir kulu sevmiş olması gerektiği söyler ve genci geri gönderir.
Genç ne yapacağını bilemez bir hal içinde ertesi gün tekrar tekkenin kapısını çalar ve isteğini yeniler.
Mevlana sualinde ısrarlıdır ve genci tekrar geri gönderir.
Üçüncü gün genç dayanamaz ve Mevlanaya bu isteğinin hikmetini sorar.

Mevlana mütebessim bir çehreyle müride döner ve
_”Bir kulu dahi sevmekten aciz olan, nasıl yüceler yücesi ALLAHA aşık olmaya yol bulur?
Bir kulun ateşine yanmamış gönül, yüceler yücesinin aşkını nasıl bilsin de yansın?
SEV de GEL Evladım SEV de GEL …”

Ve dua eder Mevlana ‘’Yüce Mevlam bana öyle bir insanı sevdir ki .. O insanın kalbinde ilk sen olasın ve ben o insanın kalbinde seni bulayım … ‘’

Aşkı bu kadar değerli kılan şey budur işte , insan aşkta ve sevdiğinde Yaratanını arar.Beden ölümlü olabilir , asıl aşk ölümsüz olan yaratanadır. Onun içindir ki severiz yaratılanı yaratandan ötürü … Gerçek aşk yaratana ulaştırır bizi , ölümsüz oluruz aşkın içinde …

Satılık bunca aşka inat . . . Üç kuruşluk beklentiler için sahip olabileceği en büyük hazineyi gözünü kırpmadan satan sahte sevgilerin yaşandığı günümüze inat , Aşk yolunda yürüyebilecek cesur yüreklere gelsin …

Aşkın içindeki ölümsüzlük iksirini arıyorsan eğer yüreğini koymalısın bu yola , geri dönüşü olmayan bir yola hazır olmalısın . Yolun başlangıcı biraz zahmetli gelebilir , caymayacaksın , en çok sabıra sarılacaksın bu yolda ki sana ferahı getirsin … Bir nefes değimlidir ki yaşam ve Yaratan her gün her nefeste iki kere sana yaşamayı bağışlamıyor mu ? Nefes alamadığını yada veremediğini düşünsene …O zaman aşk yolunda şükretmelisin ki yolunu kaybetmeyesin .
İşte ölümsüzlüğün yolu aşktır ve sen doğru yoldan gidersen ölümsüz olursun ….