Refleksoloji eski bir karoseri yöntemi olarak, multipl Skleroz  tedavisi için giderek daha popüler bir tamamlayıcı yöntem haline gelmiştir. Özellikle Ağrı, mesane fonksiyonları, uykusuzluk ve uyku bozuklukları, uyuşma, kasılma ve bu hastalığın diğer yaygın belirtileri üzerinde yardımcı olarak kullanılmaktadır. Bu yazımda MS hastalığının ne olduğu,  Refleksolojinin MS’li kişilerin tedavisinde nasıl bir yere sahip olduğunu mevcut araştırmalara dayanarak açıklayacağım.

Ms, beyin, omurlik ve optik sinirlerden oluşan merkezi sinir sistemine saldıran otoimmün hastalık olarak kabul edilmektedir. Merkezi Sinir Sistemi içinde sinir liflerini çevreleyen ve koruyan Miyelin adı verilen bir yağ dokusu vardır. Bu doku merkezi sinir sistemi içerisindeki elektriksel uyarıları yapılmasına yardımcı olur. MS hastalığında miyelin, yerine skleroz adı verilen yara dokusu bırakarak birden fazla alanda yok olur. Bu hasarlı bölgeler plak yada lezyon olarak da adlandırılır. Bazı vakalarda sinir lifi kendisi hasar görmüş olabilir.

Miyelin sinir liflerini korumakla kalmaz aynı zamanda çalışmalarını kolaylaştırır. Hasar gördüğünde beyin ve sinirler arasındaki iletişim zedelenir. Bu MS belirtilerinin görüldüğü yerdir

En yaygın belirtileri , mesane ve bağırsak fonksiyonu bozuklukları, baş dönmesi ve vertigo; hafıza, dikkat ve problem çözmede zorluk, yorgunluk, denge problemleri, yürümede zorluk, uyuşma ve iğneleyici ağrılar, ve görme sorunlarıdır. Yaygın olmayan belirtileri ise ; baş ağrısı, işitme kaybı, kaşıntı, nöbetler, spastisite, titreme, konuşma ve yutma bozukluklarıdır.

En çok bilinen 4 tip MS vardır.

Relapsing – Remitting

MS’li bir hastada atakların (alevlenmelerin) kısmen ya da tamamen iyileşmesi (kaybolması), relapsing-remitting MS olarak adlandırılır. Genellikle hasta iki atak arasında belirtiler olmadan, normal şekilde yaşayabilir.

Sekonder-progresif MS, ataklar arasında özürlülük derecesi değişmediğinde ya da kötüleştiğinde oluşur. Yeni ataklar oluşabilir ya da oluşmaz. Başlangıçta relapsing-remitting hastalığa sahip kişilerin % 30-50’sinde, hastalık, 10 yıl içinde sekonder-progresif MS’e formuna doğru ilerler(1).

Primer-progresif MS, hastalığın en az rastlanan formudur ‘%10’. Burada, ataklar ve ara dönemlerde atakların kaybolması söz konusu olmadan, özürlülük ve belirtiler başlangıçtan itibaren kötüleşir.

Benign MS, Bu sınıflandırmadan ayrı olarak, benign MS olarak adlandırılan hastalık seyrinde, hasta, MS tanısı aldıktan sonra 15 yıl ya da daha uzun bir süre günlük yaşamında önemli sınırlamalar olmadan yaşayabilir. Bu MS formu, başlangıçta yaşanan bir ya da iki atak kalıcı bir özürlülük oluşmadan tamamen iyileştikten sonra, zamanla kötüleşmez. Benign MS, hastalığın başlangıcından on ila onbeş yıl sonra minimal bir özürlülük oluştuğunda tanımlanabilir ve başlangıçta relapsing-remitting MS olarak sınıflandırılmış olur. Benign MS, başlangıçta duyusal belirtiler gibi daha az şiddetli belirtilerle ilişkilidir. Benign MS hastalığına sahip kişilerin gerçek sayısını tespit etmek oldukça zordur. Otopsi çalışmaları, klinik olarak MS tanısı almış olguların yaklaşık % 20 ila 30’unun benign olduğunu göstermiştir(2). Diğer yazarlar, MS hastalarının % 20 ila 30’unun benign MS formuna sahip olduğunu ve 10 ve 15 yıl yada daha uzun bir süre, hastalıktan minimal oranda etkilendiklerini iddia etmektedir.

Türkiyede 30.000 in üzerinde MS Hastası olduğu düşünülmektedir.

MS belirtileri aynı yaş ve benzer türlerde bile farklılıklar gösterebilir. Hastalığın seyri boyunca sık sık değişir ve belirtiler ayrı ayrı tedavi edilir. Rehabilitasyon günlük yaşam için gerekli fonksiyonları korumak veya geri kazanmak için genellikle gereklidir. Bunlar, fizik tedavi, mesleki terapi, bilişsel terapi, konuşma terapisi olabilir.

Ms hastalarının %50-60 a yakını Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamalarından faydalanmaktadır. Bunlar arasında en yoğun olarak, Yoga, Vitamin ve bitkisel tedaviler, meditasyon, tai chi, diyetler, akupunktur, masaj ve Refleksoloji yer almaktadır.

Refleksoloji yaklaşık 5.000 yıllık bir bilim- sanat üstyapı formudur.

Bilinen İlk kayıt olarak bir Mısırlı Hekimin mezarındaki duvar resminde iki erkek ayakları üzerinde çalışan iki uygulayıcı figürü gözükmektedir…

Mısırdan Roma İmparatorluğuna yayıldığı düşünülmektedir. Marc Anthony’nin akşam yemeği partileri sırasında Kleopatra’nın ayakları üzerinde çalıştığı rivayet edilir. Ayrıca Refleksoloji, farklı kültürlerin bilinen herhangi bir etkilişimi ya da öğretileri olmadan aynı anda, binlerce yıldır Asya ve Hindistan’da da uygunlanmaktaydı.

Refleksolojinin yakın tarihine baktığımızda Avrupa ve rusyada yapılan araştırmalara rastlamaktayız. Bir Rus Nörolog ve Psikiyatrist Vladimir Bektery, 1917 yılında ‘Refleksoloji’ terimini icat etti. İngiltere ve Amerika da kulak burun boğaz

Doktoru olan William Fitzgerald, 1900 lerin başında ‘Zone Therapy’ isimli kitabıyla kendi teorisini yayınladı. Onun Meslektaşı Dr. Joe Shelby Riley, bu işi büyüleyici bularak Florida da bir fizyoterapi hemşiresi olan Eunice Ingham ile çalışmalara başladı. Ingham, Dr. Fitzgerald’ın çalışmalarını inceledikten sonra, ayak teorisini geliştirdi. 1940 ve 1950 yıllarında çıkardığı iki kitap ve yayınlarla refleksoloji giderek popülerleşmeye başladı.

Refleksoloji için ayaklar, eller, kulaklar ve gözler minik bir beden gibi, her organın, bezin ve vücudun bölümlerinin ‘refleks noktası’’ olarak adlandırılan bölümleri mevcut. Bu noktalar parmaklar yardımı ile sitimule edildiğinde merkezi sinir sistemi üzerinden ilgili organı uyararak vücudun kendini iyileştiren mekanizmasını harekete geçirmektedir. Oksijen ve kan dolaşımı gelişir. Ayaklarda son bulan 7000 den fazla sinir  uyarılarak rahatlama sağlanır. Bu rahatlama neticesinde stres azalır ve vücutta fizyolojik değişikliklere neden olur. Refleksolojinin birincil yararı gevşemedir. Bu gevşeme sayesinde vücut sistemi dengelenir ve nörolojik kökenli rahatsızlıklarla baş etmede daha başarılı olur.

Refleksoloji ms li birisi için faydalı olacak mıdır?

Belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olabilir mi?

Eğer öyleyse hangi belirtilerde etkili olur?

Multipl Skleroz için Grampian markası olan Charty Action & Research şirketi ve İskoç Refleksoloji Enstitüsünün yaptığı araştırmada 14 gönüllü ms hastası 8 hafta boyunca refleksoloji uygulaması aldı. Uygulamaya başlamadan değerlendirme yapıldı daha sonra 6 haftada bir değerlendirme yapıldı. Değerlendirmeler en sık rastlanan 19 belirti üzerine yoğunlaştırıldı. 18. Hafta tamamlandığında Katılımcıların semptomlarında %45 oranında iyileşme gözlemlendi. Katılımcıların %13ünde daha düşük oranda gelişme gözlemlendi.

Israil, Tel- Hashomer’de Sheba Medical Center içerisindeki Tamamlayıcı Tıp Kliniğinde 71 Kişilik gönüllü ms hastası grubu ile 11 haftalık refleksoloji çalışması yapıldı. 53 Refleksoloji uzmanı parmaklarıyla el ve ayaktaki noktalara refleksoloji uygulaması yaptılar. 6 haftalık periyotlarla gönüllüler gözlemlendi ve özellikle motor gelişim, duyusal gelişim ve idrar şikayetleri üzerinde etkili olduğu görüldü. Program tamamlandığında yanma karıncalanma uyuşukluk hissi gibi anormal hislerde ciddi oranda azalma olduğu gözlemlendi.

Belfasttaki Ulster Universty de uluslar arası veri olması açısından sıkı yürütülen klinik çalışmada MS hastalarındaki ağrılara reflesolojinin etkisi konulu bir çalışma yapıldı. Dr. Lowe 2004 Şubat – Ocak 2005 tarihleri arasında Kuzey İrlanda genelindeki 100 MS hastası üzerinde deneme yaptı. Refleksolojinin Kronik baş ağrısı dahil olmak üzere ağrı tedavisi üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkılarak başlatılan bu çalışma büyük çaplı olması nedeniyle refleksolojinin  MS ile ilişkili semptomlar için etkili olup olmadığını belirmek mümkün olur diye düşünülmüştü.

Uygulama haftada bir saat ‘iki seans’ şeklinde uygulandı. 10 hafta 16 hafta ve 22. Haftalarda değerlendirmeler yapıldı. Kuzey İrlanda Ms sosyal grubunun Toplum destek memuru Robert McConnel gözlemci olarak bulundu.

McConnell araştırmayla ilgili olarak; ‘’ Kuzey İrlanda’da yaklaşık 3500 MS hastası olduğu düşünülmektedir. Bazı üyelerimiz zaten refleksoloji seanslarına katılıyor ve rahatladıklarını belirtiyorlardı. Bu çalışma da göstermiştir ki Refleksoloji MS için önemli bir terapidir. İleride yapılacak çalışmalara ışık tutması açısından da bu çalışma ayrıca önem teşkil etmektedir.’’ Dedi.

Çalışmaya başlamadan önce Dr. Lowe- Strong 1993 & 1994 Yıllarında Pekinde yapılan Çin Refleksoloji Sempozyumunda Refleksoloji ve Multipl Skleroz Hakkındaki çalışma ve Raporları da incelemiş. İlk çalışma Bacaklarında hissizlik ve güçsüzlük yaşayan 26 Yaşında bir erkek hakkındaydı. Refleksoloji çalışmasından sonra bacaklarındaki şikayetlerin azaldığı gözlemlendi. Bu refleksolojinin Ms semptomları için kullanılabilir olduğunu gösteriyordu. İkinci çalışma şiddetli ağrıları ve kısıtlı hareket kabiliyeti nedeniyle anti depresan ve Kas gevşetici kullanan bir bayan ile yapıldı. Başlangıçta hastalığının  Myastana Gravis ile bağlantılı olduğu düşünülüyordu. Bu çalışmada sağlıksal anlamda faydaların gözlemlendiği fakat tam olarak tedavi denilemeyeceği söylenmişti.

Dr. Lowe ve ekibi tarafından yapılan çalışma sonrasında refleksolojinin MS Semptomları üzerinde olumlu etkileri gözlemlenmiş ve ispatlanmıştır.

Bu alanda devam eden araştırmalar ile yapılacak birçok yeni çalışma Refleksoloji ve Multipl Skleroz hakkında daha da umutlanmamızı sağlıyor. Ulusal Multipl Skleroz Derneği üyeleri ve yerel şubeler arasında Refleksoloji popülaritesi giderek artmakta. Ortak görüşleri ise refleksoloji dokunuşlarının Ms için faydalı olduğu doğrultuda.

Tabiki MS için bir reçete olduğu tam olarak söylenemez, ama özellikle semptomları üzerindeki etkisi göz ardı edilemez. Buradaki en önemli konu yeterliliği olan uzmanlardan bu tedaviyi almak. Unutmamak gerekir ki Refleksoloji MS için tamamlayıcı bir yöntemdir.

Yapılan bilimsel çalışmalar modern Tıp ile birlikte kullanıldığında refleksolojinin MS üzerine etkili sonuçları olduğunu göstermiş bulunmaktadır. Dünya genelinde yapılan araştırmaları da incelediğimizde hep pozitif verileri görebiliyorsunuz. Tam olarak kesin bir çare demek mümkün olmasa da yaşam kalitesini arttırmak için birebir olduğu söylenebilir. Bu uzun bir yol ve Tamamlayıcı Tıbbın modern tıbbın boşluklarını doldurduğuna bu çalışmalarla şahit oluyoruz.

– Yapılan başka bir araştırmada 53 Ms hastasında 11 haftalık bir çalışma yapılıyor.

Ayakta belirlenen noktalar üzerine belirli teknik ve basılarla uygulanan refleksolojinin MS hastaları üzerinde ne gibi etkileri olduğu gözlemlendi.

Gelişmeler üç aylık bir takiple izlendi. Özellikle MS semptomlarından karıncalanma, yanma ve benzeri duyumlar, kas spastisitesi ve kas gücü hakkında değerlendirmeler incelenmek istendi.

Bulunan değerler şunlar oldu;

Refleksloji grubunda hastalar , parestezi, spastisite ve üriner semptomlarda anlamlı gelişme gözlemlendi

Hughes CM | Multipl skleroz olan kişilerde ağrının tedavisi için refleksoloji. Multipl Skleroz Kas 2009; 15 (11): 1329-1338

– Diğer bir çalışmada 20 şiddetli MS hastası üzerinde plesebo kontrolü izerine bir çalışma yapıldı. Smptomlar üzerinde ciddi başarılar elde edilirken sahte refleksoloji sonrasında rahatlatıcı etkinin ötesine geçilemedi. Bu çalışmalar sonucunda varılan sonuç refleksolojinin ms için tamamlayıcı etkileri olduğudur. Özellikle uygulayıcı kişilerin yeterliliği sorgulanmış oldu. Özellikle ms alanında çalışmış deneyimli refleksologlardan destek alınması gerektiği sonucuna varabiliriz.

Miller L et al – İleri ve  orta dereceli Multipl Skleroz hastalarında yaşam ve semptomatik rahatlama kalitesine refleksoloji etkilerinin değerlendirilmesi. Klinik Rehabilitasyon Temmuz 2013; 27 (7): 591-98

En son yapılan çalışma ise oldukça dikkat çekici; Amerikan Nöroloji Akademisi ( AAN) Yayınladığı bir raporda refleksolojinin  Ms hastalarındaki parastezi üzerine etikleri anlatıldı.

Kanıta dayalı verilerden yola çıkılarak hazırlanan raporda Ms’li hastalarda refleksolojinin %33 – %80 arasında olumlu etikileri olduğu belirtildi.

Uyuşma ve Karıncalanma/iğnelenme ‘Parestezi’ Ms hastalığının çok yaygın bir belirtisidir. Öncelikli olarak ayak ve ellerde gözlemlense de vücutta heryerde oluşabilir.

Bu ve diğer birçok ms semptomları altıncı duyu/iç algı olarak da adlandırılan propriyosepsiyonu etkiler. Yani merkezi sinir sistemi ile periferik sistem arasındaki koordinasyon etkilenir.

Merkezi sinir sistemi sinirler boyunca vücudun çeşitli bölgelerine elektriksel mesajlar gönderen sistemdir.

Bu mesajlar bilinçli ve bilinçsiz olmak üzere tüm hareketlerimizi kontrol ederler

Multipl Skleroz mesajların düzgün iletilmesini bozan bir rahatsızlıktır.

Sağlıklı sinir elektiriksel mesajların iletilmesini kolaylaştıran miyelin denen yağlı bir madde ile çevrelenmiştir.

MS’de miyelin parçalanır ve miyelinin yerini nedbeleşmiş (sertleşmiş) doku alır. Bu bozulma mesajın letiminii saptırır ya da tümden bloke eder.

Vücut fonksiyonları kontrol edilemez hale gelir, çünkü:

  • Mesajlar gerektiği gibi iletilemez

  • Mesajlar yanlış bölgeye gider

Ayaklardsaki periferik sonlanmalarının elle uyarılması anlamına gelen refleksolojinin duyu sinirleri ve yapıları üzerinde olumlu etkisi Olduğu gözlemlendi. Refleksolojinin Ms hastalarında kullanımı ile ilgli 4 makale Amerikan

Nöroloji Akademisi tarafından incelenmesi sonucunda;

– Paraestesiyada anlamlı olarak daha fazla azalma, üriner semptomlar ve spastisitede de ciddi gelişmeler gözlemlendi.

– Refleksoloji 11 hafta boyunca uygunadığında Parestezi azaltmak için etkilidir.